Anasayfa » YAZARLAR » Aylin Özkan » AYLİN ÖZKAN -MOBBING

AYLİN ÖZKAN -MOBBING

screenshot_2016-11-11-16-31-39-1

AYLİN ÖZKAN -MOBBING

Çalışma hayatı zordur..Hangi meslek grubu olursa olsun,sorumluklar ve bu bağlamda tahammül konuları vardır,ama az ama çok.

Uzun zamandır kaleme almak istediğim işyerlerinde uygulanan psikolojik baskı konusunu nihayet bu ay ele alabiliyorum. Mutlaka hepinizin çevresinde benzer olaylar yaşanıyor ve siz de ister istemez tanık oluyorsunuzdur. Bazen durumu kurtarabiliyor, bazen de elinizden bir şey gelemiyordur belki olaya karışmamak adına, kimbilir belki de engellendiğiniz için.

Genellikle işini sevmeden yapan kişilerde görülen bu baskıcı tutum, karşısındaki kişinin yanıt vermemesiyle veya kendini müdafa girişimiyle şiddetin dozu artaaaaaar ve işin içinden çıkılamaz şekle bürünür..Çok zordur bu pozisyonda çalışabilmek.Çok zordur tahammül edebilmek,hele bir de zorunluluk varsa çalışmaya..hele bir de muhtaçsanız yaptığınız işten kazanacağınız iki kuruş paraya..İşte o zaman çoook zordur işiniz… çok.

Çünkü karşınızdaki insan düşünmez sizin nelere zorunlu olduğunuzu.Algısı insani boyutta olan bir kişi zulmeder mi hiç karşısındakine?Fakat maalesef o kadar çok ki ruhsal dengesi bozuk iş arkadaşları,yöneticiler ,iş verenler…

Ben son zamanlarda benzer durumda çalışmış ya da çalışmak zorunda olan çok insan ile konuştum.Sosyal sorumluluk bilinci ile yapılmış ufak çaplı bir araştırma diyelim buna.Yapılan iş farklı kesimlerden olsa da üzerinde kafa patlatılması zorunlu kılınan konu maalesef aynıydı. Tahammül zorunluluğu.
Dinlediklerim ve istemeden tanık olduklarım neler miydi ?

Mesela; yönetici sekreteri olarak çalışan bir bayan’ın aşırı titiz patronu tarafından her yarım saatte bir masayı silmek zorunda bırakılması..
İşi ,otelde eğlencenin nabzını tutan bir animasyon Şefi’nin, patronu ya da mudurunun beğendiği bir bayan ile olan diyalogu yarım saatten fazla sürdüğü için anında işine son verilmesi..
Ya da, mesleğinde uzun yıllar saygınlıkla çalışmış üst düzey bir yöneticinin ,tamamen anlık öfke patlaması sonucu iş vereninin sayısız hakaretlerine maruz kalması..
Ve sizlerin de örneklerini arttırabileceğiniz niceleri..

Özellikle Amerika ve Almanya´da son senelerin en dikkat çeken konularından biri olan “mobbing”, Türkiye´de henüz üstüne fazla düşülmeyen bir olgu.Öyle ki, uzmanlar bu kelimenin tam karşılığı konusunda fikir birliğine bile varmamış… Mobbing´in ortak bir kavram tanımı yapılamamıştır. Psikolojik şiddet, duygusal zorbalık, psikolojik yıldırma,duygusal saldırı,ayrımcılık,örgütsel yıldırma tanımları kullanılmaktadır….

Kavram olarak pek bilinmese de, iş hayatına atılmış olan hemen hemen herkesin aşina olduğu bir olgu olan mobbing, İngilizce´de “örgütsel baskı” anlamına gelen “mob” kelimesinden geliyor. Türkçe´de tam karşılığı olmamakla beraber, rutin kullanımının birine karşı cephe oluşturma, duygusal saldırıda bulunma demek olduğu söylenebilir.
Mobbing terimi ilk olarak hayvan davranışlarını inceleyen Konrad Lorenz tarafından 1960´lı yıllarda kullanıldı. Lorenz´in bu kelimeyle tasvir etmeye çalıştığı şey, küçük hayvan gruplarının büyük bir hayvana karşı toplu şekilde atağa kalkma durumuydu. Konrad Lorenz´den sonra aynı terimi Peter-Paul Heinemann çocuklardan kurulu bir grubun yalnız bir çocuğa tavır alıp zarar vermesini tanımlamak için kullandı. İki kullanımda da ortak olan şey, grup oluşturan bireylerin tek kalmış bir bireye zarar vermesiydi. Sonraları, Amerika odaklı araştırmalarda, örgütsel çalışmaların yürütüldüğü eğitim birimleri, askeri birimler ya da iş yerlerindeki örgütsel saldırılar için başka başka terimler kullanılmaya başlandı. Okullardaki örgütsel şiddet vakalarında bullying terimi kullanılırken, iş yerlerindeki vakalara mobbing denmesi uygun görüldü. Bullying, içinde fiziksel şiddeti de barındırırken, mobbing daha sofistike tavırların takınıldığı, fiziksel değil psikolojik baskı ve yıldırma politikalarının benimsendiği iş yeri psikolojilerini tanımlamada kullanılıyor.

Çalışanların %80 i bu davranışlara maruz kalmaktadır. Bu süreç, bireyin zarar veren ve saygısız davranışlara hedef alınmasıyla başlar. Bu davranışlar, işyerlerinde çok farklı biçimlerde ve sürekli olarak sergilenmektedir. Bu olgu, işyerlerinde karşılaşılan en ciddi sorunlardan biridir. Hepimizin birkaç kez başına gelmiştir fakat adını koyamamışızdır. İşte ben, bu kadar kapsamlı araştırmayı adını koyamadığınız ,algılayamadığınız tavır ve davranışlar için mantıklı çözüm aramaya çalışmayın, maalesef olay -klinik – diyebilmek için yaptım..

Huzur ve Sevgiyle Kalın,

 

Yazar: Ahmet KUNDURACI

Grafik Tasarımcı [graphic designer]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir